Nöral Terapi

Romatizmanın Gerçek Tedavisi Ancak Vücuttaki Bozulan İç Dengelerin Yeniden Sağlanması İle Mümkündür!

Nöral Terapi Nedir?

İnsan vücudu kapalı devre bir bilgisayar sistemi gibidir. Vücuttaki mükemmel denge (sağlık), sistemler arasında sorunsuz işleyen bir iletişim ağına bağlıdır. Bu iletişim ağını otonomik sinir sistemi sağlar. Hastalıkların ortaya çıkması  bu mükemmel iletişim ağında aksamalarla başlar.  Bu iletişimi kalıcı olarak tekrar sağlamanın tek yolu Nöral Terapidir.   Nöral terapi seyreltilmiş lokal anestezik (%0,5-1) içeren serum fizyolojiğin vücuttaki özel noktalara enjeksiyon yöntemiyle uygulanmasıdır. Ayrıca kullanılan lokal anestezik hastalık hafızasını silebilen tek maddedir. Örneğin beldeki geçmeyen bir ağrı veya sebebi bulunamayan baş dönmesi çene eklemindeki bir bozukluğa bağlı olabilir. Çene eklemindeki bozukluk sinirsel ağ vasıtasıyla kendini bu şekilde gösterebilir. Ya da geçmeyen ve sebebi bulunamayan bir omuz ağrısı vücuttaki bir ameliyat izine ya da karaciğerdeki probleme bağlı olabilir. Ameliyat izleri yapılan kesi sebebiyle iletişim ağını bozmakta ve sebebi açıklanamayan bulgulara neden olabilmektedir.  Kendisi belirti vermediği halde uzak bir vücut bölgesinde hastalık belirtisi çıkaran alanlara bozucu alan adı verilir. Yukarıdaki örneklerde çene eklemi, karaciğer yağlanması veya ameliyat izi birer bozucu alandır. Nöral Terapiyle sinirsel işletim sistemindeki bozukluk, özel noktalara yapılan enjeksiyonlarla düzeltilir ve sistemin tekrar sorunsuz çalışması sağlanır.

Hangi Hastalıklarda Uygulanır

Bir regülasyon(dengeyi yeniden sağlama) tedavisi olduğundan akla gelebilecek her hastalıkta kullanılır. Ancak tedavide başarı için hastalıkların, vücudun hangi mekanizmasının bozulmasına bağlı  olarak ortaya çıktığının iyi saptanması gerekir.  Kliniğimizde en sık bize başvuran ve tedavi ettiğimiz bazı hastalıklar şunlardır;

  • Romatimal Hastalıklar
  • Bel, boyun, sırt ağrıları
  • Omuz, dirsek el-bilek ağrıları
  • Kalça, diz, ayak ağrıları
  • Baş ağrıları, migren, baş dönmeleri
  • Bacak ağrıları
  • Dolaşım Bozuklukları
  • Dismenore (ağrılı adet)
  • Allerjiler
  • Sık gribal enfeksiyon, üst solunum yolu hastalıkları
  • Fibromiyalji

Yan etkisi var mıdır: Tedavide ilaç kullanılmadığından önemli bir yan etkisi yoktur. Kullanılan lokal anestezik maddeler (lidokain veya prokain) ise %0,5-1 oranında seyreltildiğinden bir yan etki oluşturmaz. Sadece lokal anestezik maddelere karşı alerjisi olan hastalara yapılmamalıdır.

Yöntem ağrılı mıdır: Genel olarak cilt içine ve kas, tendon gibi yumuşak dokulara ince iğnelerle yapıldığından rahatsız edici bir ağrı olmaz.

Nasıl uygulanır: Belli başlı uygulama yöntemleri aşağıda sıralanmıştır. Bu yöntemlerin hepsinin uygulanması gerekmez. Hangilerinin uygulanacağına hekim bilgi ve bulgulara göre karar verir.

  1. Bölgesel Tedavi: Direk hasta olan bölgede cilt içine insülin iğnesiyle kuadl denilen kabarcıklar oluşturarak uygulama yapılmasıdır. Buradaki amaç lokal anestezi elde etmek değil, hasta olan bölgeden sinirler aracılığıyla merkeze taşınan hatalı bilgilerin düzeltilmesidir.
  2. Segmental Tedavi: Aynı omurga segmentinden kontrol edilen kas, tendon, damar, kemik, faset eklem ve organlardaki bozuklukların, segment içindeki elemanlara yapılan enjeksiyonlarla regüle edilmesidir.
  3. Genişletilmiş Segment Tedavisi: Segmentlere etki eden ganglionlar gibi daha üst kumanda merkezlerine yapılan enjeksiyonlarla tedaviye dahil edilmesidir.
  4. Bozucu Alan Tedavisi: Ameliyat ve yara izleri, aşı izleri, diş dolguları, barsak flora bozuklukları gibi sebepler sinir iletimlerini bozarak otonom sinir dengesini bozar ve hastalıklar ortaya çıkar. Tedavi amacıyla yara izlerinin içine solüsyon enjekte edilerek bozucu alan olmaktan çıkarılır. Ayrıca diş ve barsaklarda problem varsa bunların da tedavisinin yapılması gerekir.
  5. Hormonal Regülasyon Tedavisi: Hormonal dengesizlik bulguları saptanan hastalara dengeyi yeniden sağlamak amacıyla hormonal aks organlarına enjeksiyonlar yapılmasıdır.

Uygulama sıklığı ve seans sayısı nedir:  Bir seans uygulandıktan minimum 3 gün sonra ikinci seans uygulanır. Genellikle 3-7 günde bir uygulama yapılır. Uygulanacak seans sayısı hastaya, hastalığa göre değişir. Sistemdeki dengesizlik doğru belirlendiyse genellikle birkaç seans uygulama yeterlidir. Ancak birden fazla sistemin regüle edilmesi gerektiğinde ve kronikleşmiş vakalarda seans sayıları artabilir. Ayrıca diş bağırsak gibi bozucu alanlar var ise bunların da ayrıca tedavisi gerekir.

//]]>