Omurilik Yaralanmaları

Omurilik Yaralanması Nedir ?

Omurilik Yaralanmaları

Beyinden çıkarak vücudun tüm bölgelerine giden, omurilik kanalında seyreden sinir paketinin tamamı omurilik olarak adlandırılır. Omurilik beyinden çıktığı yerden itibaren boyun, sırt, bel ve kuyruk sokumuna kadar omurga denilen 33 adet kemik yapının zincir şeklinde dizilmesiyle oluşan omurgaların ortasındaki omurilik kanalında seyreder ve bu kemik yapı tarafından korunur. Omurgaların herhangi bir sebeple kırılması sonucunda omurilik zarar görür.

Bunun sonucunda da yaralanma seviyelerine göre değişen tipte felçler ortaya çıkar. Bu tabloya genel olarak omurilik yaralanmaları adı verilir.

Omurilik Yaralanmaları

Eğer omurganın kırıldığı seviyede omurilik tam olarak hasara uğramışsa yaralanma seviyesinin altında tam bir hareket ve his kaybı vardır. Ama kırığın olduğu seviyede omurilik kısmi olarak hasara uğramışsa, yaralanma seviyesinin altındaki hareket ve his kayıpları da kısmi olur.

Sebebi Nedir:Ülkemizdeki en önemli sebebi trafik kazalarıdır. Bunun haricinde yüksekten düşme, ateşli silah yaralanmaları ve özellikle boyun bölgesi yaralanması için sığ sulara balıklama atlama sonucu çakılma sayılabilir. Travmatik olmayan sebepler arasında ise ilk sırayı enfeksiyonlar ve tümörler alır.

Hastalarda Görülebilecek Problemler Nelerdir: Yaralanma seviyesine göre değişir. En sık ve en önemli problemler boyun bölgesindeki yaralanmalarda görülür. Boyundan bele doğru inildikçe azalır. Kuyruk sokumu yaralanmalarında önemli bir problem görülmez. Boyun yaralanmalarında hasta başı dışında hiçbir yerini hareket ettiremez ve hissetmez. Büyük abdest ve idrarını hissetmediğinden sürekli sonda kullanması gerekir, bu yüzden idrar yolları problemleri, barsak problemleri görülür. Mesane yeteri kadar boşaltılamazsa tehlikeli boyutlara ulaşan tansiyon problemleri görülür. Yeterli rehabilitasyon yapılmaz ise ileriki yıllarda böbrek yetmezliği görülebilir. Hasta sürekli yattığından iyi takip ve pozisyonlama yapılmazsa yatak yaraları gelişir. Yatak yaralarının iyileşmesi ve tedavisi oldukça güçtür. Yatmaya bağlı olarak kaslar ve kemikler kullanılmadığından kas ve kemiklerde erimeler olabilir, eklemlerde hareket kısıtlılıkları gelişebilir. Bel yaralanmalı hastalar sadece bacaklarını kullanamazlar. Kollarını kullanabildiklerinden komplikasyonlar daha az görülür. Ancak his kusuru olduğundan erken ve yeterli rehabilitasyon yapılmazsa bu hastalarda da yatak yaraları, kemik ve kas erimeleri, eklem hareket kısıtlılıkları, mesane barsak problemleri ve seksüel problemler görülebilir.

Tedavi Yöntemleri

Omurilik yaralanmasının ilk tedavisi cerrahi tedavidir. Yaralanmadan sonra ortopedistler tarafından omurga cerrahisi ile yaralan omurgalar platinlerle stabil hale getirilir. Omurga stabilizasyonu sağlandıktan sonra REHABİLİTASYON süreci başlar.

Neden Rehabilitasyon: Omurilik yaralanmaları sonucu oluşan felçler eğer tam yaralanmalı türdeyse maalesef geri dönüşü olmaz. Kısmi omurilik yaralanmalı hastalarda ise birkaç ay/yıl içerisinde kısmen veya tamamen hareketlerde geri dönüş görülebilir. Gerek tam gerekse kısmi omurilik yaralanmalı hastalarda yukarıda sayılan problemlerin önlenmesi, hastanın kalan fonksiyonlarını en iyi şekilde kullanılarak hayatına bağımsız olarak devam edebilmesi için erken ve nitelikli rehabilitasyon şarttır.

Rehabilitasyon Nerede Yapılır: Tam omurilik yaralanmalı ve yatak seviyesindeki hastalar yataklı rehabilitasyon merkezlerinde tedavi edilmelidir. Maalesef ülkemizde yataklı rehabilitasyon merkezi yeterli sayıda değildir. Ankara’da kapsamlı rehabilitasyon hizmeti veren kuruluşlar Ankara Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma hastanesi ile GATA Bilkent Rehabilitasyon Merkezidir.

Kısmi yaralanmalı hastalar ayaktan tedavi edilebilir.

Rehabilitasyonda Neler yapılır: Tam yaralanmalı hastalarda amaç komplikasyonları önlemek ve hastanın yaşamında bağımsız olmasını sağlamaktır. Bu amaçla mesane ve barsak boşaltımının düzenli aralıklarla yapılması ve yeterli takip, yatak yaralarının önlenmesi amacıyla havalı yatak ve pozisyonlama, kas ve kemik erimelerinin önlenmesi için yatak içi egzersizler ve hastanın mümkün olan en kısa zamanda dikey pozisyona getirilmesi, zaman içerisinde uygun hastaların cihazlar ve dış desteklerle yürütülmesi, yürütülemeyen hastaların ise kendine yetecek şekilde tekerlekli sandalye transferlerinin geliştirilmesi şeklinde özetlenebilir.

Kuantum’da Neler Yapılmaktadır: Merkezimizde kısmi felçli ve günlük tedaviye gelebilecek, asgari olarak tekerlekli iskemle seviyesinde olan ve kollarında felç olmayan hastaları kabul ediyoruz. Hastanın fizik tedavi rehabilitasyon uzman hekimi tarafından kapsamlı değerlendirilmesinin ardından rehabilitasyon planını belirliyoruz. Uyguladığımız rehabilitasyon başlıkları ise şunlardır;

Hareket Rehabilitasyonu: Hastanın mevcut kas gücü kapasitesi ve yaralanma seviyesine göre geri dönüş potansiyeli belirlenir. Yapılan planlama kapsamında şu uygulamalar yapılır;

  • Kas-kemik dokularının manyetik alan, elektrik stimulasyonu, pasif/aktif egzersizlerle korunması ve geliştirilmesi
  • Hastanın gövde ve kol kaslarının fizyoterapi yöntemleri ile geliştirilmesi
  • Yeterli kas gücü kazanan hastaların paralel barda ayağa kaldırılması-yürüme çalışmaları
  • Paralel barda yeterli seviyeye gelen hastalara uygun yardımcı ortezlerin yaptırılması
  • Paralel bar dışında bağımsız yürüme çalışmaları

Mesane Rehabilitasyonu:

  • Mesane kapasitesinin ve mesane tipinin ürodinamik testlerle belirlenmesi
  • İdrar yollarının İVP ve Ultrason görüntüleme yöntemleri ile anatomik ve fonksiyonel açıdan değerlendirilmesi
  • Hastanın mesane tipinin ilaçlar yardımı ile normalizasyon çalışmaları
  • Daimi sondandan, temiz aralıklı kateterizasyona geçiş
  • Sondasız spontan idrar fonksiyonlarının kazanılması

Seksüel Rehabilitasyon: 

  • Omurilik yaralanmalı erkek hastalar ereksiyon fonksiyonlarını kaybettiklerinden normal cinsel hayatlarına devam edemezler. Kısmi yaralanmalı hastalarda bu fonksiyonları kısmen dönebilir, tam yaralanmalı hastalarda ise fonksiyonlarda dönme hiç olmaz. Bu hastalarımızda penise yapılan ilaç enjeksiyonları ile cinsel fonksiyonlarını devam ettirmelerini sağlıyoruz. Gerek kısmi, gerekse tam yaralanmalı hastalarda başarılı sonuçlar aldığımız bu yöntemi bir süre sonra hastamızın kendisine öğreterek self enjeksiyon uygulaması ile cinsel fonksiyonlarını sürdürmelerini sağlıyoruz.
//]]>